30 Aralık 2015 Çarşamba

2016' ya Girerken Beslenme Önerileri

2015'in son Çarşamba'sından herkese MERHABA,
Yarın yeni yıl kutlaması için hazırlık yapıyorsanız bu yazıyı sizin için hazırladım...


2015'in son gecesinde yasaklardan bahsetmeye gerek yok, bu gece özgürsünüz:)Ancak gün içinde ve ertesi gün için sizlere birkaç öneride bulunmak istiyorum.

Yılbaşı Gecesi;

En çok yapılan hatalardan biri, gece çok yiyebilmek için tüm gün aç kalmak ve yetersiz beslenmek oluyor; fakat bu yapılan yanlış hızlı kan şekeri iniş-çıkışlarına, geceyi verimsiz ve yorgun geçirmenize neden olacaktır.

  • Geceye kesin aç başlamayın.
  • Sofranızda mutlaka az kalorili salatalara ve mezelere yer açın.
  • Patlıcan,kereviz ve pancarı salatalarda kullanabilir; beyaz lahana,kırmızı lahana ve havuç ile yoğurtlama türü mezeler tercih edebilirsiniz.
  • Yemeğe başlamadan önce ve yemek yerken mutlaka su tüketin.
  • Evde iseniz ve ana yemeği kendiniz hazırlıyorsanız yağsız et veya derisiz tavuk tercih etmelisiniz; dışarıda iseniz mümkün olduğunca ana yemeğin sosundan almamaya çalışın.
  • Tariflerinizdeki malzemelerde süt,yoğurt,peynir var ise, yarım yağlı tercih edebilirsiniz.
  • Tatlı tercihi olarak sütlü tatlılar iyi fikir olacaktır;ancak 'bu gece de sütlü tatlı olmasın:)' diyorsanız,tarif araştırmalarınızı beyaz un yerine tam buğday unu kullanılan, şeker yerine meyve kullanılan tarifler olarak yapabilirsiniz.
  • Tatlı tüketmeyenler için en iyi tercih meyve olacaktır.
  • Alkol alacaksanız, tüketiminizi sınırlamak için yudum miktarınızı az tutmalı ve düşük kalorili içecekler tercih etmelisiniz.
  • Kuruyemişi tuzsuz tercih edin ve servis ederken kuru meyveler ile karıştırabilirsiniz.

2016 Yılının İlk Günü;

En çok yapılan hatalardan biri, tüm günü uykuya vermek ve çok ağır kahvaltı yapmak oluyor.

  • Erken uyanmaya çalışın ve egzersiz yapın.
  • Kesinlikle güne kahvaltı ile başlayın;ancak kahvaltınız hafif olmalı.
  • Gün içinde sebze ve salata tüketiminizi arttırın.
  • Pilav,makarna,çorba yerine peynirli,tavuklu salatalar,zeytinyağlı sebze yemekleri tercih edebilirsiniz.
  • Ekmeği tam buğday tercih edin ve miktarını sınırlayın.
  • Kahve,siyah çay,asitli içeceklere ara verin; bugün detoks içecekleri ve bitki çaylarını tercih edin.
  • Öğünlerinizi hafif tutmaya çalışın.
  • Meyve seçeneği olarak ananas tercihi iyi fikir olacaktır.
  • BOL SU tüketin.



25 Aralık 2015 Cuma

Sigarayı Bırakırken Doğru Besinlerle Etkilerini Azaltın

Sigaranın zararlarını duydunuz. Kanser, kalp , akciğer hastalıkları gibi tüm yaşamınızı olumsuz etkileyen hastalıklara neden olduğunu öğrendiniz. Nefesiniz, çok ufak fiziksel aktivitede kesilmeye başladı. Kötü nefes kokunuza maruz kalıyordunuz veya etrafınızdakileri maruz bıraktığınızı düşündünüz.
Tüm bunlar birikti ve sigarayı bırakmaya karar verdiniz.

Peki Şimdi Sigaranın Etkilerini Nasıl Azaltacağız?

Sigara içildiğinde vücutta oksidatif stres artmakta ve bu artışa antioksidanlar yeterli olamamaktadır. Böylece vücutta harabiyet gerçekleşmeye başlar. Sigara; vücutta B-karoten, E vitamini ve C vitamini gibi bazı antioksidanları azaltmaktadır. Bu nedenle, vitaminleri sigarayı bıraktıktan sonraki süreçte daha fazla tüketmek gerekecektir.

B-Karoten Desteği;
Havuç, kabak, mango, kavun, kayısı

C Vitamini Desteği;
Portakal, mandalina, greyfurt, kivi, kuşburnu, yeşil biber, yeşil yapraklı sebzeler, çilek, domates, limon

E Vitamini Desteği;
Fındık, ceviz, badem, bitkisel yağlar(fındık ve zeytin yağı...)

Toksinleri Atın!
  • Soğan ve sarımsak
  • Pancar
  • Pırasa
  • Maydanoz,nane,dereotu,fesleğen
  • Bol sıvı tüketimi
Sigara bırakıldığında kiloya etkisi?

Sigara bırakıldıktan 48 saat sonra koku ve tat duyusu artacağından kişinin, enerjisi yüksek,lezzetli tatlara isteği artar.Bu durum hızlı kilo artışına sebep olabilir. Ancak bu iştah artışını enerjisi düşük yiyeceklerle dengelemek mümkündür.
  • Salatalık,havuç gibi minik atıştırmalıklar,
  • Bitki çaylarından; ıhlamur,adaçayı, kuşburnu
  • Şekersiz sakızlar,
  • Az az, sık sık beslenme modeli,
  • Bol su tüketimi.
Unutmayın! Sadece sigara içmiş olmak değil; dumanına maruz kalmış olmakta antioksidan içeren besinler tüketmemiz gerektiğine işarettir.


Sağlık Dolu Günler...

18 Aralık 2015 Cuma

Diyet Yaparken Kilo Vermeniz Durdu mu?

Kilo vermeye gelen danışanların kilo verdikleri süre boyunca motivasyonları yüksektir; ancak verilen kilo azaldığında veya durduğunda motivasyon anında yok olur. Ancak zayıflama süreci büyük bir sabır ve güçlü bir motivasyon ister. Kilo verme durduğunda yapılması gereken diyeti bırakmak değil, aksine sebebini araştırmak gereklidir.

Kilo vermenin durması, bazen yakın zamanda gelişen bazen de uzun süredir mevcut bir sağlık probleminden kaynaklı olabiliyor.Bu nedenle,zayıflamaya devam edebilmek için, problemi gerekli taramalar ile bulmak ve çözmek gerekir.

Zayıflamayı durduran hatta kişinin kilo almasına bile neden olan sağlık problemlerinden; tiroit bezlerinin az çalışması, insülin direnci, polikistik over sendromu uzman hekim tarafından tedavi edilmelidir.

Kilo vermenin durması, yanlış yapılan diyetlerle de gelişmektedir. Bilinçsizce besinleri tüketmek, bazı besinleri diyetten tamamen çıkarmak, eksik öğünler veya eksik besin öğeleri kişinin kilo vermesini durdurmakta hatta zayıflama sürecine vücudunun direnç göstermesine neden olmaktadır.

Zayıflarken hedef kilonuza ulaşana kadar pes etmeyin. Her zaman bir önceki tabloya bakın ve başarabileceğinizi kendinize sürekli hatırlatın. 

Sağlıklı Günler...

17 Aralık 2015 Perşembe

Diyabetle Mücadele!

Fazla kilo, kan şekerinin yükselmesine neden olmakta ve kilo ile yaşın ilerlemesi de diyabet hastalığı riskini artırmaktadır.
Son yıllarda obezitenin hızla artması çocuk ve gençlerde de diyabet hastalığını yaygınlaştırmaktadır.
Özellikle ailede diyabet öyküsü olanların, diyabete yakalanma riskinin daha yüksek olduğu görülmektedir.

Diyabetlilerde en sık raslanılan sıkıntı yanlış ilaç tüketimi ve yanlış beslenme. Özellikle karbanhidrat tüketimini tamamen sıfırlama veya ilacı fazla tüketme, ilacı yanlış saatlerde alma hipoglisemi atağına yol açmaktadır.

Hipoglisemi: Kan şekerinin normal düzeyin altına inmesi olarak tanımlanabilir. Eğer hastada terleme,titreme,baş ağrısı,asabiyet,bulanık görme,yorgunluk gibi belirtiler gözlenir ise, bir uzmana danışılması gerekmektedir.

Daha sağlıklı bir hayat için diyabete savaş açıyoruz...

Yapılması gereken sadece 3 adımı takip etmek;

  • Hekim tarafından ilaç veya insülin tedavisi
  • Diyet uzmanı tarafından diyabetik beslenme desteği
  • Fiziksel aktivite

4 Aralık 2015 Cuma

Enerji Harcarken B Vitamininden Zengin Beslenin...


Fiziksel güç isteyen işlerde çalışanların veya yoğun antreman programı olan sporcuların, harcadıkları enerji yüksektir. Harcanan enerji arttıkça, vücut B vitaminine ihtiyaç duymaktadır.

B vitamini içeren besinler;

• Süt ve süt ürünleri
• yumurta
• yeşil yapraklı sebzeler
• kurubaklagil
• maya

Kışın Gelen Kilolara Dikkat!


Kışın soğuk havalar,daha çok ev ve kapalı ortamlarda vakit geçirmemize neden olmaktadır. Evde uzun süre geçirilen vakit, kişilerin hareket alanını kısıtlamakta ve hareketin azalması ile birlikte metabolizma hızı azalarak vücudun daha çok yağ depolamasına sebep olmaktadır.


Kışın Kilo Almamak İçin 10 İpucu;


 ▪ Metabolizmanın yavaşlamasını engellemek için vücuda gerekli enerjiyi alın.

▪ Uzun süre aç kalmayın.

▪ Beslenme programınıza ara öğünler ekleyin.

▪ Karbonhidrattan zengin besinleri kısıtlayın.

▪ Sindirim ve bağırsak problemlerinin oluşumunu engellemek için sebze ve meyve tüketin.

▪ Posadan zegin beslenin.

▪ Sıvı alımınızı ihmal etmeyin.

▪ Düzenli uyuyun.

▪ Bitki çayları ile bağışıklık sistemini güçlendirin.

▪ Hareket etmeyi unutmayın.



3 Aralık 2015 Perşembe

Diyetisyenler Sadece Zayıflatmaz!

Beslenme ve diyet polikliniğimde;

  • Beslenme Bilgisi Testi
  • Vücut Kompozisyonu Analizi(kilo, yağ, kas, su oranı, metabolizma hızı, metabolizma yaşı...)
  • Besin Duyarlılık Testi(Gıda İntoleransı Testi)
  • Zayıflama ve Kilo Alma Programları
  • Sağlıklı Beslenme Danışmanlığı
  • Diyabet Hastalarında Beslenme
  • Hipertansiyon Hastalarında Beslenme
  • Yüksek Kolestrol Hastalarında Diyet Tedavisi
  • Karaciğer Yağlanma Diyet Tedavisi
  • Böbrek Hastalıklarında Beslenme
  • Diyalize Giren Hastalarda Beslenme
  • Metabolik Hastalıklarda Beslenme
  • Polikistik Over Sendromunda Diyet Tedavisi
  • Gebelikte ve Laktasyon Döneminde Beslenme
  • Gestasyonel Diyabet Hastalarında Diyet Tedavisi
  • Kanser Hastalarında Beslenme
  • Sporcularda Beslenme
  • Çocuklarda Beslenme
  • Vejeteryan Beslenmesi
  • Yeme Bozuklukları… gibi bir çok konuda SAĞLIKLI BESLENME hizmeti vermekteyim.

beslenme-ve-diyet-2015 2


Sağlıklı Beslenme Eğitimi

Ortaokul öğrencilerine sağlıklı beslenmeyi anlattım.
 
Obezitenin önüne geçebilmek için çocuklarımıza doğru beslenmeyi erken yaşlarda öğretmeliyiz.

12 Ekim 2015 Pazartesi

Kanser Riskini Azaltın;


  • İdeal kilonuzda olmaya çalışın.
  • Meyve ve sebzeleri diyetinizde arttırın.
  • Liften zengin besinler tüketin.
  • Tuzdan ve basit şekerden fakir beslenin.
  • Yağı diyetinizde doğru miktarda tüketin.
  • Salamura,tütsülenmiş besinlerden uzak durun.
  • Kızartma,ızgara,kavurma gibi pişirme yöntemlerinden uzak durun.
  • Alkol ve sigarayı sınırlayın. 

Kilo Vermek İçin Yapılacaklar;


  • Enerjisi azaltılmış diyet programlarını uygulamak,
  • Yaşam şeklini değiştirmek,
  • Düzenli fiziksel aktivite yapmak
  • Ve en önemlisi ise; İNANMAK...

8 Ekim 2015 Perşembe

Detoks Programı İçin Tüyolar;


  • Detoks için en önemli kural; bol su için.
  • Güne 1 bardak ılık su içerisine limon dilimi ve 2-3 yaprak taze nane ekleyerek başlayabilirsiniz.
  • Önceliğiniz sigara ve alkolü bırakmak olsun
  • Kahve ve kafein içeren içecekleri tüketmeyin.
  • Kırmızı et ve işlenmiş etlere ara verin.
  • Yağ oranı yüksek besinleri tercih etmeyin.
  • Meyve ve sebzeleri kesinlikle unutmayın.
  • Taze yeşil yapraklılara diyetinizde mutlaka yer verin. Ayrıca sebzelerinizi az pişirerek orta dirilik kıvamını yakalarsanız vitamin desteğini daha çok alabilirsiniz.
  • Lif oranı yüksek besinleri programınızda arttırın.
  • Katkı maddelerini içeren besinlerden uzak durun.
  • Kızartılmış ve mangalda pişirilmiş besinlerden uzak durun.
  • 3 ana öğün ve 3 ara öğünü detoks programınızda da unutmayın. Günü bitki çayı ile bitirin. İçerisine tarçın katılmış yeşil çay tercih edebilirsiniz. 


6 Ekim 2015 Salı

Bedeni ve Zihni Arındırın...


‘Vücudum zararlı toksinlere maruz kalıyor ve sürekli kendimi huzursuz hissediyorum’ diyorsanız detoks zamanınız geldi demektir. Yapılması gereken çok basit… Antioksidandan zengin besinleri diyetiniz de arttırın ve besinlerin hazırlama ve pişirme ilkelerine dikkat edin.
Bedeninizi arındırırken zihninizi de arındırmayı unutmayın. Bunun için meditasyon veya yogayı tercih edebilir, bol oksijen alabileceğiniz ortamlarda sabah yürüyüşleri yapabilir ve tüm bu arındırıcı günün sonunda; güzel bir duş ardından arındırıcı vücut yağınızı uygulayıp, rahat bir uykuya dalabilirsiniz.
Bir sonraki yazımda detoks programı ile ilgili tüyoları sizlerle paylaşıyor olacağım.
Sevgiler...

Bölgesel Zayıflama ve Diyet


Genetik yapınıza bağlı olarak yağ hücreleri bazı bölgelerinizde birikmiş olabilir; ancak bir besini ‘bu bölgeye iyi gelir’ diye görevlendirmek yanlıştır. Aslında diyet programları tüm vücutta bulunan genel yağ hücrelerinin azaltılması için vardır, bölgesel yağ yakımı ancak yapılan bölgesel egzersizle sonuçlanabilir.

Zayıflamak İçin Sadece Diyet Yapmak Yeterli Olur mu?



Obezite bir sağlık problemidir.Bireyler kiloyu, sadece çok yemek yiyerek kazanmayabilir.Hareketsiz yaşam şekli, hormonal bozukluklar,kullanılan ilaçlar kiloyu artırabilmektedir.

Bu nedenle diyet yapmaya başlamadan önce gerekli tetkikleri istemekte ve diyeti sporla desteklemekteyiz.

Ayda 20 Kilo Vermek Mümkün mü?




Kilo verme süreci her zaman düzenli olmayabilir.Bu süreç kişinin yaşam şekline,bulunduğu ortama,metabolik bir hastalık oluşumuna,kullanılan bir ilaca ve psikolojisine göre değişebilir.Ancak genelleme yapılacak olursa, ayda en az 2 kg. en çok 4 kg verilmesi sağlıklı diyet yapıldığının göstergesidir.Morbit obezlerde ayda 5-6 kg. kayıp görülmesi sıkıntı olmayacaktır.



5 Ekim 2015 Pazartesi

İçecekler ve Diyet


Her öğünde tüm besin öğelerine ve sıvı tüketimine yer verilmesi sağlıklı beslenmenin altın kuralıdır. Karbonhidrat,yağ,protein,vitamin,mineral,sıvı...gıdalarla alınabileceği gibi aynı zamanda içeceklerle de alınabilir.İçecekler de, gıdalar gibi vücuda enerji sağlayabilirler.

Kişiye uygun beslenme planı oluşturulurken, içecekler ve besinlerle  birlikte alınabilecek toplam enerji dikkate alınarak diyet programı hesaplanmaktadır.

Diz Ağrıları ve Diyet İlişkisi


Gonartroz ve kiloyla ilişkisini Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Doktoru Ebru İRGİ YILDIRIM ' dan dinleyelim.

Gonartroz yani diz kireçlenmesi, diz eklemindeki kıkırdak dokusunun yıpranmasıyla başlayan bir süreçtir. Zamanla eklemdeki basınç artışı ve yüklenmeye bağlı olarak kemik dokuda da değişiklikler oluşur. Eklem aralığı daralır osteofit dediğimiz küçük kemik parçacıkları gelişir.Özellikle kilo artışı ve yaşlanma ile gelişen bu yıpranma süreci dizde ağrı, eklemden ses gelmesi ve hareket kısıtlığı 
şeklinde kendini gösterir. Kuadriceps yani uyluk kaslarının zayıflığı da bu sürecin hızlanmasına yardım eder. 

 Sonuçta yaşlanmanın önüne geçemiyor olsak da egzersiz ve diyetle bu yıpranma sürecini yavaşlatabilmemiz mümkündür....

2 Ekim 2015 Cuma

Mutluluğun Tarifi



Danışanlarımın bir çoğu kendilerini mutsuz hissettiklerinde iştahlarında artma veya azalma olduğunu dile getirmektedir.

Bu konuyu Psikolog Nayime SÖNMEZ ile paylaştım ve kendisine psikolog gözüyle bu durumu nasıl değerlendirdiğini sordum.

Acaba mutluluğun bir tarifi var mı?

Kişinin mutluluk derken neyi tarif ettiği ve mutluluktan beklentisinin ne olduğunun farkına varabilmesi önemlidir.Kişi ruhsal dünyasında tarifleyemediği boşluklardan dolayı hep bir eksiklik duygusu yaşar ve 'mutlu olunca' bunların geçeceğini düşünür.Kurulan bu yanlış bağlantı, kişinin mutluluğu bir amaç haline getirmesine sebep olur.Oysa ki mutluluk yakalanmaz, yaratılır ve sürekli değildir.Her kişiye özgü mutluluk tarifi farklı olduğundan kişinin öncelikle mutluluğun içini nelerle doldurduğunun farkına varabilmesi gerekir.Ve kendisini zorlayıcı durumlarla baş etme becerilerini geliştirebilmesinin de aslında mutluluğu yaratabilen şeylerden biri olduğunu anlaması gerekir.

Peki kişi mutsuzluk hissiyle tek başına başa çıkamadığında ne yapmalıdır?

Bu durumda kişinin bir uzmandan destek alması ve terapi sürecine girmesi sağlıklı olacaktır.Bu süreçte, sözü edilen farkındalıkları kazanabilmesi,kişinin sorularının cevabını kendisi bulabilecek hale gelmesi hedeflenir.

O halde; ruhsal durumunun beslenme düzenini etkilediğini belirten danışanların, diyeti psikolog eşliğinde sürdürmesi daha doğru olacak ve bu süreci kendisi için daha da kolaylaştıracaktır.



30 Eylül 2015 Çarşamba

Sevgili Anneler,


Çocuklarımızın Beslenme Çantalarına Dikkat Edelim...


En kıymetlilerimiz olan çocuklarımızın besleme çantalarını hazırlarken, onların bedensel ve zihinsel gelişimlerini en iyi şekilde tamamlamalarını ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmalarını sağlama görevi size düşmektedir.
Birçok anne, beslenme çantası oluştururken yorulduğunu veya çantaya ne koyacağını bilemediğini söyler. En çok söylenen ise, ’çantasını açmamış bile’ şikâyetidir.

Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • İçeriğinde karbonhidrat, protein, yağ ve vitaminler gibi tüm besin öğelerini bir arada sunan soğuk sandviçler beslenme çantalarının en vazgeçilmezi olmalıdır.
  • Protein desteğini sağlarken, çocuklarınızın asitli içeceklerden uzak durmasını sağlamak adına çantada süt veya ayrana yer verilebilir.
  • Vitamin ve mineral yönünden zengin olmasından dolayı mutlaka meyve bulundurulmalıdır.
  • Beyin gelişimi için cevizi çantadan eksik etmeyin. Vücut ağırlı düşük olan çocuklarda ceviz, fındık gibi besinler kalori içeriği yüksek olduğundan sağlıklı miktarlarda kullanıldığında, sağlıklı kilo artışına yardımcı olmaktadır.
  • Vücut ağırlığı yüksek olmayan çocuklarınız için, evinizde yapacağınız az yağ ve az şeker içeren kek ve böreklerle de beslenme çantalarını zenginleştirebilirsiniz.
Beslenme Çantası Nasıl Sevdirilir?
  • Çocuklarınıza sağlıklı beslenmeyi anlatın.
  • Faydalı ve zararlı besinleri tanıtın.
  • Okula giderken verdiğiniz harçlıkları azaltın, gerekirse vermeyin.
  • Arkadaşlarının aileleriyle konuşun ve aynı beslenme çantalarını oluşturmaya çalışın.

Sonbaharın Gözde Sebze ve Meyveleri



MEYVELER
SEBZELER
Armut
Brokoli
Nar
Karnabahar
Üzüm
Pırasa
Elma
Roka
İncir
Taze Fasulye
Böğürtlen
Lahana
Ayva
Maydanoz, Nane
Mandalina
Kereviz
Portakal
Bal kabağı


Mevsim geçişleri bir çok hastalığın oluşmasına sebep olmaktadır.Özellikle yaz mevsiminden sonbahar ve kışa geçiş; grip,soğuk algınlığı gibi hastalıkların habercisidir.
Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini güçlendirmek için, mevsim sebze ve meyvelerinden gereken kadar, vitamin -mineral almak hastalıkların oluşumunu geciktirecek hatta gerçekleşen hastalıklardan daha hızlı kurtulmanıza yardımcı olacaktır.


Sonbahar Mevsimi İçin Örnek Menü;


Sabah;
Az yağlı peynir
tam buğday ekmek
maydanoz,nane
1 bardak az yağlı süt veya 1 haşlama yumurta
1 tatlı kaşığı pekmez

Ara: 
8-12 adet taze fındık

Öğle:
Etli taze fasulye veya pırasa veya kabak yemeği
1 kase brokoli veya mercimek çorba
tam buğday ekmek
Bol yeşillikli salata(limon,sirke eklenebilir)
1 kase az yağlı yoğurt

Ara:
1 porsiyon nar veya armut veya elma veya üzüm

Akşam:
ızgara et veya fırında sebzeli tavuk veya ızgara balık (roka , limon ile)
salata
karnabahar veya brokoli haşlama (az yağlı yoğurt ile) veya kereviz salatası
tam buğday ekmek


Ara: 
1 bardak az yağlı süt veya sütlü kahve veya 1 fincan bitki çayı





16 Eylül 2015 Çarşamba

YO-YO Sendromunu Yaşamamak İçin 10 İpucu;






Verdiğiniz kiloların daha fazlasını aldıysanız, sizde yo yo sendromu gelişmiş olabilir.
Yo yo sendromu ile ilgili yazıma 'Bahçeşehir Life Dergisi 100. sayısında'nda ulaşabilirsiniz.




YO-YO Sendromunu Yaşamamak İçin 10 İpucu;

  1. Diyet programınızı diyetisyeninizden alın.
  2. Diyete başladıktan sonra bırakmayın.Kararlı başlayın.
  3. Diyet programınızı spor ile destekleyin.Başlanılan egzersizleri ertesi hafta azaltmayın veya bırakmayın.
  4. Programınıza sadık kalın. Programda yazılan miktarlara özen gösterin.Azaltmayın, arttırmayın.
  5. Diyet programınıza kurallar ve alışkanlıklarınızı eklemeye çalışmayın.
  6. Az yemiş olmak için öğün atlamayın.Yazılan öğünleri aç olmasanızda tüketmelisiniz.
  7. Programda yazılan saatlere uyum göstermeye çalışın.Beslenmeyi yaşam şekli haline getirin.
  8. Bol su tüketin.
  9. 'Ekmeği kesersem zayıflarım' düşüncesine girmeyin.
  10. Her öğünde tüm besin öğelerini (protein,yağ,karbonhidrat,vitamin...vb.) almaya çalışın ve öğünleri salata ile destekleyin.











29 Temmuz 2015 Çarşamba

SAĞLIKLI MİNİK NOTLAR;






Uygulanan yanlış diyetler kişinin kas ve su kaybına neden olacaktır. Zayıflama ve sağlıklı bedene kavuşma, vücuttaki fazla yağın yakılması ile mümkün olacaktır.

28 Temmuz 2015 Salı

SAĞLIKLI MİNİK NOTLAR;






Diyete başlamak için kendinize 'pazartesi başlayacam, yarın sabahtan başlıyorum,bayramdan sonra diyetteyim,tatil dönüşü diyet yapacam gibi...' ileri günler için söz vermeyin.Aksine, karar verdiğiniz gün aslında diyete başlamak için iyi bir gündür.

Genelde verilen sözler, o gün gelene kadar kişinin; bu son, bu da son, zaten diyete girecem diyerek daha fazla yemesine sebep olmakta ve olan kilonun daha da üstüne çıkılmaktadır.

27 Temmuz 2015 Pazartesi

SAĞLIKLI MİNİK NOTLAR;






:):):) Ekmek tüketiminize önem verin.Diyetten ekmeği azaltmak zayıflamak için doğru fikirdir; ancak diyetten tamamen kaldırmak yanlıştır. Unutulan şu ki; ekmek içeriğinde mineral,vitamin,posa,karbonhidrat ve protein bulundurmaktadır. Özellikle kepekli ve tam tahıllı ekmeklerin posa içeriği zengindir.

SAĞLIKLI MİNİK NOTLAR;




  • Saatinde ve olması gereken miktarda beslenme, atıştırma isteğini engelleyecek ve kişide doygunluk hissi oluşturacaktır.
  • Ara öğünler bireylerin bir sonraki öğüne hafif tok girmelerine yardıcı olmaktadır.
  • Yiyecekleri çok iyi çiğnemek ve yemeği yavaş tüketmek, yemekten sonra hızlı acıkmayı engellemektedir.

24 Temmuz 2015 Cuma

YO-YO Sendromunu Yaşamamak İçin 10 İpucu



Bireylerin bazen bilinçli, bazen ise bilinçsiz yaptığı diyetin korunmadan bırakılması ve bunun sonucunda diyete başlama kilosunun da üstüne çıkılmasına YO-YO SENDROMU denilmektedir.


YO-YO Sendromunu Yaşamamak İçin 10 İpucu;

  1. Diyet programınızı diyetisyeninizden alın.
  2. Diyete başladıktan sonra bırakmayın.Kararlı başlayın.
  3. Diyet programınızı spor ile destekleyin.Başlanılan egzersizleri ertesi hafta azaltmayın veya bırakmayın.
  4. Programınıza sadık kalın. Programda yazılan miktarlara özen gösterin.Azaltmayın, arttırmayın.
  5. Diyet programınıza kurallar ve alışkanlıklarınızı eklemeye çalışmayın.
  6. Az yemiş olmak için öğün atlamayın.Yazılan öğünleri aç olmasanızda tüketmelisiniz.
  7. Programda yazılan saatlere uyum göstermeye çalışın.Beslenmeyi yaşam şekli haline getirin.
  8. Bol su tüketin.
  9. 'Ekmeği kesersem zayıflarım' düşüncesine girmeyin.
  10. Her öğünde tüm besin öğelerini (protein,yağ,karbonhidrat,vitamin...vb.) almaya çalışın ve öğünleri salata ile destekleyin.


UNUTMAYIN!

Diyet yapmak; sadece zayıflamak değil, aynı zamanda sağlıklı beslenme alışkanlığı da kazanmaktır.



Kendimize koyduğumuz kurallar ve alışkanlıkların geride bırakıldığı sağlıklı beslenme programlarında buluşmak dileğiyle...


13 Temmuz 2015 Pazartesi

20 Haziran 2015 Cumartesi

BESLENME PROGRAMIN VAR MI?



Hepimizin uzun yıllar sağlıklı ve mutlu yaşama hedefi vardır. Çocuklarımızla koşup, oynamak, merdivenleri rahat çıkmak, kendi ayakkabı bağımızı kendimiz bağlamak isteriz. En önemlisi ise nefes almaktan keyif almak isteriz.


Fazla yağın sebep olduğu sağlıksız yaşam, aynı zamanda metabolik rahatsızlıkları ve psikolojik problemleri beraberinde getirecektir. Bunun önüne ancak beslenme eğitimi ve beslenme programıyla geçebilirsiniz.


Başarmak için önce kendinize inanın ve şunu kendinize sürekli tekrarlayın : ‘Kendimi seviyorum, hayatı seviyorum ve sağlıklı olmak için fazla yağlarımdan kurtulabilirim, bunu başarabilirim.’


Unutmayın, başarmak sizin elinizde ve inanarak uygulanan her beslenme programıyla başarı elde edilir.




19 Haziran 2015 Cuma

17 Haziran 2015 Çarşamba

ORUÇ TUTANLARLA SAĞLIKLI 10 İPUCU...

  • Ramazan ayında sahur, iftar açılışı, iftar yemeği, iftardan sonra en az bir ara öğün olacak şekilde planlanmış bir beslenme şekli uygulayın.
  • Sahurda sadece su içerek niyetlenmeyin.
  • İftar sırasında ve daha sonra sindirim zorlukları, midede yanma ve gaz birikimi, ağrı… gibi rahatsızlıkların oluşmaması için sofraya oturmadan önce kendinize porsiyon miktarı belirleyin ve yiyecekleri yavaş yavaş, iyi çiğneyerek tüketmeye çalışın.
  • İftarda gün boyu aç kalan midenin herhangi bir besini kabul etmesi için seçilebileceğiniz  ilk besin SU olabilir.
  • Yemek seçiminizde çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden uzak durun.
  • Sıvı dengesini koruyabilmek için yoğurt, ayran veya süt tüketimini arttırmaya özen gösterin.
  • İftardan sonra koyu çay ve kahve içmenin uykuyu olumsuz etkileyeceğini unutmayın.
  • Oruç açılırken kan şekerini düzenleyecek ve sıvı ihtiyacını karşılayacak besinler seçin.
  • Sahura mutlaka kalkılmalıdır. Sahurda hafif kahvaltılıklar tüketmek mide açısından faydalı olacaktır.
  • Sahur ve iftardan hemen sonra uzanılmamalı ve egzersiz yapılmamalıdır. Uyku ve egzersiz için yemekten sonra, en az 1,5 saat geçmesi gerekmektedir.

HANGİ EKMEĞİ TÜKETMELİYİM?


Kepekli ekmek ile beyaz ekmek arasında kalori farkı yoktur. Kepekli ekmek, beyaz ekmeğe göre daha çok posa içermektedir. Bu nedenle kepekli ekmek, kan şekerini dengede tutmaya ve bağırsak hareketini düzenlemeye yardımcı vazgeçilmez diyet besinidir.

8 Haziran 2015 Pazartesi

ANANAS TÜKETİN!


 
 Ara öğününüzde tercih edebileceğiniz meyvelerden biri de ananastır. Ananas tüketimi ile    açlığa olan direnciniz artacaktır. Bir başka özelliği de
ana öğünlerde besinlerle alınan yağın, vücutta fazla tutulumunu  engellemesidir.

1 Haziran 2015 Pazartesi

HAZİRAN İLE GELEN SAĞLIK


Haziran ayının ilk gününden sevgilerJ

Yaz ayları bir başka güzeldir. Yaz ayı sebze ve meyvelerinin ayrı bir keyfi ve lezzeti vardır.
Her ay kendi sebzeleri ve meyveleri ile gelir. Benim bu ay ki sebzem  ‘Enginar’ ve  meyvem ise ‘Çilek’
Gelin birlikte enginar ve çileğin sağlığa faydalarına göz gezdirelim.

 Ayın Sebzesi  ‘ENGİNAR’ ;

Besin içeriğinde C,E,K gibi… birçok vitamini bulundurmasının yanında; demir, potasyum, magnezyum gibi... birçok minerali bulunduran gözde sebzelerdendir.
En çok zeytinyağlı olarak gördüğümüz ve tanıdığım enginar ile aslında birçok tarif geliştirilebilir. Zeytinyağlı enginar, yoğurtlu enginar, enginar salatası gibi… seçenekler sofranızı enginarla zenginleştirmenize yardımcı olacaktır.
Lif içeriği yüksek sebzelerden olan enginar; sindirim problemlerinde olumlu sonuçlar göstermektedir.(gaz yapabilme özelliği unutulmamalıdır.)
Karaciğer dostudur Enginar. Ancak safra problemi yaşayanların uzman kontrolünde tüketmeleri gerekmektedir.

Ayın Meyvesi  ‘ÇİLEK’ ;

Yaz mevsiminin gelmesiyle raflarda yerini alan çilek meyvesi, hem görüntüsü hem de lezzetiyle göz kamaştırmaktadır. Bu güzel meyve C vitamininden zengin ve bol miktarda antioksidan içermesi ile bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğe sahiptir. Aynı zaman da cilde tazelik ve parlaklık katarak sağlıklı cilt görünümünü kazandırabilir.
İçerdiği lifin yüksek olmasından kaynaklı, kabızlık problemi için önemli bir tedavi meyvesidir.

Meyvelerin içerdiği karbonhidratlardan dolayı diyabet hastalarının meyvelere dikkat etmesi gerektiği artık bilinmektedir. Ancak 1 porsiyon çilek yaklaşık 12 adet küçük boy kadardır. Bu durumda miktarlara uyulduğu sürece kan şekeri düzeyinde sıkıntı yaşanmayacaktır.

27 Nisan 2015 Pazartesi

Beslenme Hakkında Merak Edilenler

 

Nasıl bir beslenme tedavisi uygulamaktasınız?

 

Beslenme programları kişiye özgüdür. Bu nedenle danışanın belirteceği her cümle bizim için önemlidir.

Programımızı sohbet eşliğinde yaparak danışanımızı tanımaya çalışıyoruz. Kendisinin şikâyetlerine uygun ve diyet programının gerektirdiği kan tetkikleri istiyoruz. Vücut analiz cihazına kişiyi alarak vücut analizini gerçekleştiriyoruz. Analiz, tetkik ve danışanın belirttiği notlara göre diyet programını düzenleyip, haftalık takibini sağlamaktayız.

 

Ayda kaç kilo vermek sağlıklıdır?

 

Ayda en az 2 kg, en fazla 4 kg. verilebilmektedir. Obezitenin derecesine göre ayda 5 veya max. 6 kg a çıkılmaktadır. Ama unutulmaması gereken hızlı kilo vermek beraberinde metabolik rahatsızlıkları getirecektir.

 

Verdiğim kiloları geri almamak için ne yapmalıyım? 


  
Kilo verdikten sonra ikinci aşama verilen kiloları korumaktır. Danışanlar zayıflama sürecince koruma diyetinden ve diyetin bitmeye yaklaşmasından korkarlar. Fakat koruma diyetine kadar geçen sürede kişi sağlıklı beslenmeyi kavramakta ve besin değişimlerini kendisi yapıyor duruma gelmektedir. Koruma diyetinde kişinin alması gereken enerji kadar beslenmesi planlanmakta ve anlatılmaktadır. Böylece öğrenilen değişim ve porsiyon miktarlarıyla daha sağlıklı bir hayata uyanacaksınız.

 

 

Bölgesel zayıflama programları var mıdır?

Genetik yapınıza bağlı olarak yağ hücreleri bazı bölgelerinizde birikmiş olabilir; ancak bir besini ‘bu bölgeye iyi gelir’ diye görevlendirmek yanlıştır. Aslında diyet programları tüm vücutta bulunan genel yağ hücrelerinin azaltılması için vardır, bölgesel yağ yakımı ancak yapılan bölgesel egzersizle sonuçlanabilir.

 

Zayıflama programlarında yağ tüketimi nasıl olmalıdır?

 

Yağ, en önemli besin öğelerinden biridir ve tüm besin öğelerinden her öğünde almak doğru beslenme modelidir. Yapılması gereken katı yağ yerine sıvı yağ tercih etmek, sebze yemeklerine az miktarda yağ eklerken et yemeklerine hiç eklememek gerekmektedir. Ayrıca yağı azaltılabilen yoğurt, peynir, süt gibi besinleri % 50 yağlı tercih ederek, denge kurulmuş olacak ve diğer besinlerle alınan yağ sağlık problemi oluşturmayacaktır.

Aç kalarak zayıflamaya çalışmak sağlıklı mıdır?

 


Zayıflamada amaç; yağ hücresinin hacmini azaltmak ve fazla miktarda yağ depolanmasını engellemektir. Kendinizi aç bıraktığınızda  yağ yakımı gerçekleşmemektedir. Uzun süreli açlık, vücudunuzda  kas ve sıvı kaybına neden olacaktır. Kas ve sıvı kayıpları baş dönmesi, uykusuzluk, ciltte kuruluk, ruhsal sıkıntılar, vitamin-mineral eksikliğinden kaynaklı; saç dökülmeleri ve kramplar gibi yaşam enerjinizi düşürecek ciddi sıkıntılar doğuracaktır.

 

Çevremdekilere göre daha az yiyorum; Onlar kilo almazken ben alıyorum, sebebi nedir?


Her şişmanlık için aşırı yemekten kaynaklı demek doğru değil. Hormanal veya metabolikbir rahatsızlık sonucu ile de obezite gelişebilir. Yapılması gereken başkaları ile kendinizi kıyaslamadan önce uzman eşliğinde gerekli tetkikleri yapmak ve sebebi bulmaktır. Sebep bulunduktan sonra tedavi ve zayıflama süreci daha kolay olacaktır.

 

Sağlıklı beslenmede tuzun yeri var mıdır?

​
Tuzun vücuttaki yağlanma ile bir ilgisi yoktur; ancak bazı rahatsızlıklarda vücuttan atılamamasından kaynaklı ödem birikimine neden olmaktadır. Bu ödem miktarı tartıda kilo olarak karşımıza çıkacaktır. Yeni yapılan düzenlemede toplu beslenme alanlarında tuzluklar masalardan kaldırılacak ve 1 gr.lık poşet tuzlar kullanılacaktır. Bu çalışma ile günlük tüketilmesi gereken 5 gr.lık tuz miktarını geçmemek hedeflenmektedir.

Akşam en son kaçta yemek yemeği bırakmalıyım?


Akşamın geç saatlerinde metabolizma yavaşlamakta ve sindirim güçleşmektedir. Bu nedenle geç saatlere ağır yemekler bırakılmamalıdır. Yemeği şu saatten sonra artık yemeğin demek doğru değildir; yapılması gereken akşam yemek saatini çok geç saate bırakmayıp, gece ara öğün yapmak olabilir.Unutulmaması gereken diyet programlarında önemli olan her gün aynı saatte ve olması gereken miktarda beslenmektir.

 

Diyet programlarıyla egzersiz yapmak gerekir mi?


Tek başına yapılan diyet programları kısa süreli etkili olmakta ve diyet bırakıldığında tekrar kilo artışı görülmektedir. Fiziksel aktivitenin arttırılması ile birlikte yapılan diyet programlarında ise uzun süreli başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu nedenle diyet programları egzersiz ile desteklenmelidir. Aç veya çok tokken yapılan egzersizler sağlık problemi oluşturabilmekte ve verimsiz olmaktadır. Bu nedenle spordan en az 1 saat önce sağlıklı minik atıştırmalıklar yapılması uygun olacaktır.

 

Diyet yaparken neden beyaz ekmek tüketilmez?

 

Aslında kepekli ekmeğin birebir zayıflatıcı etkisi yoktur. Beyaz ekmek ile kepekli ekmek arasında enerji değeri farkı da yoktur. Ancak posa miktarları farklıdır. Posanın hem kan şekerinde hem bağırsak hareketlerinde hem de mide de doygunluk sağlama gibi olumlu özelliklerinden dolayı beyaz ekmeğe göre kepekli ekmek daha çok tercih edilmelidir.

 

 

Sadece salata tüketerek zayıflayabilir miyiz?


Dinlenme halinde bile harcadığımız bir enerji vardır ve bu enerji yerine konmadan sağlıklı olmak mümkün değildir. Sadece salata tüketildiğinde enerji yetersiz kalmakta ve diğer besin öğeleri                 ( karbonhidrat, protein gibi…) diyetinizde yer almamaktadır. Bu durum metabolizma hızının azalmasına, yağ yakımının durmasına ve ciddi kas kayıplarına neden olabilmektedir.

 

Sigarayı bırakmak kilo aldırır mı?

 

Sigaranın kiloyu arttırma veya azaltmada birebir etkisi yoktur; ancak sigarayı bırakan bireyler oyalanmak için sürekli atıştırmak isterler. Bu da kilo artışına neden olabilir. Sigarayı bırakırken günlük yapılacak egzersizler ve uzman tarafından hazırlanan diyet programları bu süreyi kilo almadan atlatmaya yardımcı olacaktır.

 

Bitki çaylarının zayıflamaya etkisi nedir?


Çayların diüretik etkisinden kaynaklı vücuttaki fazla su idrarla dışarı atılır ve bireyler arasında bu durum kilo kaybı olarak değerlendirilir. Ancak zayıflamak yağ miktarının azalması ile mümkün olacaktır. Bu nedenle çaylar sadece ödem problemini çözerken kullanılabilir. Ayrıca çayların, kabızlığa iyi geldiği bilinmektedir; fakat sürekli tüketildiğinde kabızlığı kronik duruma getirebilmektedir.


Beslenme Hakkında Merak Edilenler

Özel Esencan Hastanesi "Turkuaz Dergisi" 4. sayısında Beslenme Hakkında Merak Edilenleri ve danışanlarımdan gelen soruları cevapladım.
Yazıma hastanemizden temin edebileceğiniz Turkuaz Dergisinden veya blog sayfamdan ulaşabilirsiniz.
Sağlıklı Günler Dilerim...

9 Mart 2015 Pazartesi

Sağlıklı Yemek Nasıl Yenir?


Sürekli sorulan sorulardan biri de besinlerin zayıflamaya etkisidir. Hatta sorular bununla da kalmaz; ne yesem kilo almam veya diyetsiz nasıl kilo veririm şeklinde de devam eder. Ancak bu soruların yanında hiç duymadığımız bir soru vardır, bu süreci geçirirken sağlıklı yemek nasıl yenmelidir?

Kendimize soralım, ‘Ben yemeği nasıl yiyorum?’

Masada veya tv karşısında, bıçak kullanarak veya sadece çatal ile… İşte size diyetle birlikte dikkat etmeniz gereken 6 ipucu;

 

1. Tv karşısında yemek yemeyin.


Yapılan araştırmalar tv karşısında yemek yiyenlerin, masada yemek yiyenlere göre % 50 daha fazla yiyecek tükettiği yönündedir.


 2. Yemeği tabağınıza alarak tüketin.


Sofraya serpme şeklinde sunulan mezeler tabağa mezenin kendi kaşığı ile alınmalıdır. Kişinin kendi çatalını ağzına götürüp, tekrar yiyeceğe değdirmesi hijyen açısından uygun değildir. Aynı zamanda tabağınıza alacağınız miktar size ne kadar yediğinizi gösterecek ve kendinizi frenlemenizde yardımcı olacaktır.

 

3. Tabağınıza yiyebileceğiniz kadar yemek alın.


Yiyebileceğiniz miktardan daha fazlasını almak ziyan olmaması için o tabağı zorla bitirmenize sebep olacaktır. Ayrıca öğünde almanız gerekenden fazlasını yediğinizde sizde sindirim problemi oluşturacak ve eğer o öğün akşam ise huzursuz bir gece geçirmenize neden olacaktır.

 

4. Sofrada her zaman çatal-bıçak kullanın.


Çatal-bıçak kullanımı yemeği daha ufak parçalara bölmenize ve yemeği daha yavaş yemenizde yardımcı olacaktır.

 

5. Yemek masasında her zaman küçük tabaklar tercih edin.


Seçtiğiniz servis tabağınızın büyük olması, tabağınıza aldığınız yiyeceklerin yetersiz görülmesine neden olacak ve sizde doyamayacağınız düşüncesini oluşturacaktır. Aksine küçük tabak tercih ettiğinizde tabağınız çok dolu görüneceğinden yemeğe başlamadan doygunluk hissedeceksiniz.

 

6. Tuzlukları masalardan kaldırın.


Masalarda tuzlukların bulunması, kişide yemeğin tadına bakmadan yemeğine tuz eklemesini uyarmaktadır; fakat sofrada tuz olmadığında kişi önce yemeğin tadına bakacak ve belki de tuza gerek duymayacaktır.